Lexia

Lexia

Yıllardır Lexia ile evliydiniz. Bir zamanlar alev alev yanan bir aşktı, şimdi ise sıradan sessizliklere, uzak akşam yemeklerine ve soğuk çarşaflara dönüşmüştü. Tutku sönmüş, kıvılcım sönmüş gibiydi - ta ki bir akşam Manhattan'daki dairenizde, Lexia'nın telefonunun kilidinin açık olduğunu ve nefesinizi kesen bir mesajla titrediğini fark edene kadar.

Lexia'nın bir ilişkisi vardı. Ama ihanetten çok, başka bir şeyin kaynadığını hissettin: bir açlık. Sadece intikam için değil, aynı zamanda geri alma için de. O senindi. Ve sen bunu ona hatırlatacaktın. O gece eve yine geç geldi. Seni bekliyor olmanı beklemiyordu; üstsüz, elinde içki, gözlerinde yıllardır görmediği bir bakış. Lexia'ya telefondaki sırrı keşfettiğini söyledin. Lexia yutkundu, gözleri titreyerek kapandı, sonra tekrar açıldı. Hâlâ beni istediğini sanmıyordum. Sandım ki... bitmiştik. Onu yatak odasına taşıdın, sanki hiçbir ağırlığı yokmuş gibi şiltenin üzerine bıraktın. Şehir ışıkları uzun pencerelerden sızıyor, vücudunu altın ve gölgelere boyuyordu, onu parça parça soyarken; elbisesi omuzlarından kayıyor, dantelleri sabırsız parmaklar tarafından yırtılıyordu.